18 Ekim 2025 Cumartesi

Çocukluğa Uçurma



çocukluğa uçurtma

gökyüzünün telli duvağına yakalandım küçüldükçe
yaslasaydım düşlerimi keşke börtü böceğin çiçeğin uğultusuna
beş adımda beş taş bilyelerimi kaybettim saklanmıştım güneşe
moraların morarma mevsimi bir aşka durmuş ellerimi unutmuşum
derinden derine çimen kokusu karıncaların göç yolları gözlerim

yuvasından uçurduğum kuşlar affedin beni düşlerim gökyüzü
karaağaçların karaltısında usulcacık bir dere olsaydım
aksaydım kâğıttan kayıklarımla beni bekleyen denizlerime
kemeraltı’nda kumaş kokularına sinmiş kara önlük günleri
kaybolduğum sokaklardan adsız çocuklara bir gönderme

eğri büğrü yollarında çömlekçi’nin bir alfabelik koşu
burdan ötesi sınır boyları hayatımıza dair ne varsa
dikenli tellere takıldı mintanım kış günü içim ısınsın
anlat bana ey çocukluk unutma mevsimini kiraz ağaçlarını
gövdesine yaslandığım kızılcık belleğin rengi hatırladıkça

denize doğru uzansaydım gam yemezdim sevseydin beni
sokakları azımsama yıkılan evleri boydan boya arafilboy
kentlere dair aşklara boyun eğmişim tuğram bozuk
trabzon adımla unuttuğum kent kalbimin yarısı kurtarılmış bölge
ocağına düşmüşüm ey hayat ey şiir çocukluğa uçurtma


ali mustafa

* Kıyı, Ocak-Şubat 2009, Sayı:206

Hiç yorum yok: