Şiirin ilginç yolculukları vardır kimileyin. Eski TDK’nın yayın organı Türk Dili’nin Ekim 1981, 358. sayısında “Gülinsan” adlı şiirim çıkmıştı. Bu şiir, birçok genç şairle tanıştırmıştı beni. Türk Dili, o sayısında “Genç Ozanlar” diye bir bölüm ayırmıştı gençlere.
Aynı sayfalarda şiirleri yayımlanan adlara bir daha bakıyorum:
Haydar Ergülen, Uğur Önal, Mustafa Dertli, Ramis Dara, Tahsin Şentürk, Aziz Sıvaslıoğlu, Mustafa Bülbül, Halil Köksel, Murat Özturanlı, Mehmet Kök...
Bu genç şairlerin yıllar içinde değişik edebiyat serüvenleri olmuştur.
Eleştiriye yönelen, bu alanda önemli yapıtlara imza atan Ramis Dara Akatalpa dergisinin yönetmenidir şimdilerde...
Şiirlerini uzun süre ilk adıyla yayımlayan Mustafa Dertli (bugünkü adıyla Mustafa Emre) Adana’da Turunç dergisini çıkarıyor arkadaşlarıyla.
Haydar Ergülen, 80 Kuşağı’nın anılan şairlerinden biri oldu, günümüzde şiirimizin verimli adlarından.
Diğer şairleri edebiyat dergilerinden izliyoruz. Bir iki ad şiiri bırakmış olabilir.
Buradan sözü şuraya getirmek istiyorum. O dönemdeki edebiyat dergilerinin bir ağırlığı vardı. Sayfalarında gençlere alabildiğine yer verirlerdi. Bir bakıma okul gibiydi o dönemlerin dergileri.
Türk Dili dergisinin 358. sayısını 32 yıl sonra yeniden okuyunca Mustafa Dertli’yi anımsadım. 1980’lerin başında Adana’da şiir sıcağı estiren şairler vardı: Mustafa Dertli, Duran Aydın, F. Kadri Gül ve Çetin Boğa... Yüreklerini koyup o zor koşullarda Akdeniz adlı bir “seçki” çıkarmışlardı. 12 Eylül’ün baskıları o yıllarda dergi çıkarılmasına izin vermiyordu. Adı “seçki” olan yayınlarda yine de şiirlerimizi yayımlıyorduk. O dönem yayımlanan şiirlerin çoğu bu baskılara karşı şiirce bir duruştur.
Yıllar sonra Akdeniz seçkisinin sayfalarını karıştırınca eski dostlarımla karşılaştım. Gerçekte onlarla hiç yüzyüze gelmemiştim. Yalnızca Çetin Boğa’yla önce mektuplarla başlayan bir dostluk oluşmuştu aramızda. Şiirin dostluğu... Onun bir Trabzon yolculuğu olmuştu 1983’te, sonra ben Adana’ya gidivermiştim 1984’te...
Sonra aradan yıllar geçiverdi. Hayat her birimizi bir yana savurdu. 30 yıldır arkadaşlarımın izini kaybetmiştim. Sonunda sanal dünyada yeniden buldum dostlarımı: Mustafa Dertli, Feyyaz Kadri Gül, Duran Aydın, Çetin Boğa...
Duran Aydın, Adana’da Çağdaş Yaşam’ı çıkarıyor arkadaşlarıyla. Kıyı’nın 5. mevsiminde Adana’nın kültür sanat nabzını tutan özgün denemelere imza atıyor, şiirler yazıyor.
Mustafa Emre 1981’den bugüne şiirini geliştirdi, birçok şiir kitabı yayımladı. Şiirin dert görmesin Mustafa Dertli (Mustafa Emre)...
O günlerin yaşanmışlıkları güzel anıları çağrıştırıyor şimdi.
BOYUTLAR
Gün iner yağmurca
Döşüne toprağın
Düşersin kırgın
Nerede ışığın.
Kaygılı yüzün al mor
Yıldızların damlar
Mayalayıp kardeşliği
Beynime, yüreğime.
Arı bir su mudur
Susamış kuşlara
Solmuş otlara
Can veren sessizliğe?
Emeğin alnı ak
Terleyen yaşamdır
Birikir ellerimizde
Türkülerden akar.
Diner eski ağıtlar
Savurup küllerini
Gülümser sevince
Siner dağa taşa.
Ak, pembe badem dalları
Tellenir duvaklanır
Buğulanır erincimiz
Direncimizin ardından.
Yorgun bahçelerde
Top top güller
Gülerler al al
Ağaran yücelerde.
Göz göz yakutlarda
Bir yeryüzü kilimi
Dokunur umutlarda
Açılır sevgi sevgi.
MUSTAFA DERTLİ
(Mustafa Dertli, Boyutlar, Türk Dili, Ekim 1981, Sayı: 358)
GÜLİNSAN
Bir
gün bir kente bir atlı geldi
Yüzünde
yüzlerce yıllık yol ağrısı
Yine
de gülyüzdü
Kör
güneşin altında
Bir gün bir kente bir atlı
geldi
Bir de baktı ki yeryüzü
gülsü
Eğildi bir gül koparmaya
Kıyamadı
Bir
gün bir kente bir atlı geldi
Bir de
baktı ki yeryüzü ışıksı
Uzandı
ışıktan bir tutam çıkarmaya
Kıyamadı
Bir
gün bir kente bir atlı geldi
Bir de
baktı ki gülinsanlar
Eğilirler
gül koparmaya
Bakamadı
Bir
gün kente bir atlı geldi
Atı al
güldü kendisi
Kent
kent olalı
Görmemişti
böyle gülinsan
ALİ MUSTAFA
(Ali Mustafa, Gülinsan, Türk Dili, Ekim 1981, Sayı: 358)
*Ali Mustafa, Bir Şiirden Bir Dostluğa, Kıyı,
Mart-Nisan 2013, Sayı: 282

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder