18 Ekim 2025 Cumartesi

Yılmaz Güney ve Dergisi...


 

YILMAZ GÜNEY VE DERGİSİ

ALİ MUSTAFA

Yıl 1978, Yılmaz Güney cezaevindedir. Bir yandan da sineması için senaryolar, romanlar yazdığı en verimli dönemindedir. Bütün bu çalışmaları destekleyen bir dergi düşünmektedir. Dışarıdaki arkadaşları onun adıyla özdeşleşecek bir dergi hazırlıklarına girişirler.

Künyesinde “Aylık Kültür ve Sanat Dergisi/ Kurucusu Yılmaz Güney” ibaresi bulunan GÜNEY dergisinin ilk sayısı Ocak 1978’de çıkar.

İkinci hamur kâğıda basılan dergi 1970’li yılların sonlarına doğru gelişen yeni tasarım arayışlarını da dener ilk sayılarında. Ön kapakta sarı kırmızı, iç sayfa başlıklarında kırmızı renk kullanılır.

“Güney” dergisinin adına 2. 3-4. 5. ve 6. sayılardan itibaren “yeni” sözü konulur. Daha önceleri, 1960-1970 yılları arasında Atıf Özbilen’in yönetiminde çıkan Güney dergisiyle karışmaması için. Derginin künyesine 7. 8. 9. sayılarda ise “siyaset” belirgesi eklenir.

Adından da anlaşılacağı üzere Yılmaz Güney eksenli bir dergi olarak baştan beri “siyasi” bir yayındır “Güney”. İlk sayılarında “üç dünya teorisi”ni, Mao Zedung düşüncesini izlemektedir. Bu bağlamda derginin 9. sayısının kapağına Mao'nun gençler arasındaki fotoğrafı konulur, Mao'nun görüşlerine yer verilir.

Derginin siyasi çizgisi, sürekli değişen yazıişleri müdürleriyle birlikte değişmektedir. İlk çıktığında derginin yazıişleri müdürü Erden Kıral’dır, sahibi Fatma Bütün (Yılmaz Güney’in eşi Fatoş Güney) gözükmektedir.

10. sayıdan itibaren dergi bir kez daha künye ve siyasi çizgi değiştirir; “Proleter Devrimci Kültür Mücadelesinde GÜNEY” olur derginin üst adı. Künyede yer alan bu ibareyle birlikte dergi dönemin Arnavutluk Emek Partisi çizgisine yakın bir siyaset izlemeye başlar.

“Güney” bir edebiyat, kültür sanat ya da son ibaresiyle “siyasi” bir dergi yeterliğinde görünmek istemesine karşın bunda başarılı olamadığı görülüyor o yılların diğer dergilerine göre.

"Güney" dergisi daha çok Yılmaz Güney’in adının yaygınlığından yola çıkan bir yayın organı görünümündedir. Bu nedenle her sayıda Yılmaz Güney’in yazdığı Haslet Soyöz'ün desenlediği “Oğluma Hikâyeler” vardır. Ayrıca Yılmaz Güney’le ilgili haber ve yazılara da yer verilmektedir ağırlıklı olarak.

Bunun yanı sıra dönemin politik atmosferine uygun olarak dergide “özel bölüm”ler yer alır: Ümraniye Halkının Direnişi, İran Devrimi, 1 Mayıs, Ekim Devrimi…

Dergide söyleşi yapılan yazar ve şairler: Zekeriya Sertel, Kemal Bilbaşar, Mevlüt Ekinci, Melike Demirağ, Fikret Otyam, İbrahim Başaran Balaban, Ruhi Su, Yaşar Kemal, Ömer Faruk Toprak...

Dergide ürünleriyle yer alanlar: Emil Galip Sandalcı, Ali Yüce, Metin Güven, Büşra Zarifoğlu, Enver Gökçe, Mahmud Derviş, Kadri Öztopçu, Neyyire Özkan, Nermin Yolaç, Haşmet Zeybek, Arif Damar, Orhan Kotan, Hulki Aktunç, Seyyit Nezir, Gündüz Vassaf, Ahmet Ada, Tahir Abacı, Ersan Sarıkaya, Mithat Topçu, Nihat Behram...

Bir dergi için kısa sayılan bir ömrü, 14 sayılık çalkantılı bir yayın serüveni olan "Güney"in Şubat 1979’da sıkıyönetimce yayınına son verilir.

Yayımlandığı yıllarda "Güney" dergisinin ilk sayılarını on dokuz yaşımın heyecanıyla alıp okumuştum. Aradan yıllar geçiverdi, oradan oraya göç ederken bazı kitap ve dergilerle birlikte "Güney"leri de kaybetmişim.

“Güney” dergisinin ilk sayılarına, yayımlanışından 44 yıl sonra güç bela ulaşabildim. 2. ve 3. sayılar bitişik sayı olarak çıkmış. İnternetten araştırdım, eksik olan 5, 7, 10, 12,13 ve 14. sayılar da kargoyla geldi.

    11. sayıyı ise hiçbir yerde bulamadım. Yılmaz Güney’den yadigâr  “arkadaş”ımız Tahir Yüksel sağ olsun taratıp gönderdi 56 sayfalık dergiyi bana. İyi bir baskıcıda tıpkıbasım dergi haline getireceğim PDF sayfalarına kopyalanmış Güney dergisinin 11. sayısı.

    Böylece elimde 14 sayılık bir toplam oluşacak...Güney dergisini 40 yılı aşan bir zamanın süzgecinden geçirip inceleme yapmam için yeterlidir sanırım.

     Yılmaz Güney’in 85. yaş gününe armağan bir yazı yakında ortaya çıkacak sanırım.


Hiç yorum yok: